SayfaAğ Günlükleri / serkan alanı / Kene & Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

Kene & Kırım Kongo Kanamalı Ateşi


Gönderenserkan- Tarih09 May 2008

Virüslü kenelerin bulaştırdığı kırım kongo kanamalı ateşi bir can daha aldı. Tarım Bakanlığı alarmda. Sağlık Bakanlığı: İzliyoruz... Kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı nedeniyle tedavi altına alınan 60 yaşındaki Hatun Durmuş, Sivas’ta dün hayatını kaybetti.

Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Ataköy’de oturan beş çocuk annesi Durmuş’u 1 Mayıs tarihinde kene ısırmıştı. Durmuş, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Aynı hastanede halen dört kişinin daha KKKA şüphesiyle tedavi gördüğü öğrenildi.

Durmuş’un ölümüyle, 3-7 Mayıs arasında beş günde KKKA’dan ölenlerin sayısı dörde yükseldi. Samsun’un Havza ilçesinden 47 yaşındaki Nesibe Araç 3 Mayıs, Samsun Vezirköprü ilçesinden 44 yaşındaki besici İrfan Çoban 4 Mayıs, Çorum’un Kireçocağı Köyü’nden çoban Osman Şimşek 6 Mayıs günü ölmüştü.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, bu yıl şimdiye kadar 44 kişinin kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı şüphesiyle tedavi altına alındığını, bu kişilerden dördünün öldüğünü açıkladı:
“Biz bu vakalarla ilk karşılaştığımızda, dünyada bu hastalıkla ilgili büyük bir bilgi birikimi yoktu. Artık yeterli bilgiye sahibiz. Nasıl bulaştığı, tedavisinde neler yapılması gerektiği gibi konularda varmış olduğumuz nokta artık her geçen gün daha yüz güldürücü bir noktaya gitmektedir.” KKKA Türkiye’de 2003 yılında fark edilerek kayıtlara geçmişti. Hastalığın izlendiğini, en çok görüldüğü yerlere eğitimli personelin gönderildiğini belirten Sağlık Bakanlığı yetkilileri “Kene ısırdığında en hızlı şekilde, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak ve ısıran keneyi sağlık ekiplerini çıkarmasını sağlamak önemli” dedi.

Risk bölgeleri, belirtileri, korunma ve tedavi yöntemleri

Türkiye'de ilk 2003 yılında fark edildi

Tokat'ta SSK hastanesinde hemşire olarak çalışan 27 yaşındaki Esra Demir, 2002 yılında aniden rahatsızlandı, bir hafta sonra öldü. Esra hemşirenin ölümünden sonra kısa aralıklarla Tokat'ta altı kişi daha ölünce Sağlık Bakanlığı hastalığı önce ‘Q humması' olarak açıkladı. Daha sonra Fransa'ya yollanan kan testlerinin sonuçları geldi. Bakanlık, Esra hemşirenin ölümünden yaklaşık 19 ay sonra 30 Aralık 2003 tarihinde hastalığın kırım kongo kanamalı ateşi (KKKA) olduğunu açıkladı. Hastalık Turkiye'de ilk kez kayıtlara geçti.

Risk bölgeleri

Hastalık ağırlıklı olarak Tokat'ta görülmekle birlikte Sivas, Amasya, Artvin, Bayburt, Bartın, Bolu, Çankırı, Çorum, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon, Tokat, Yozgat ve Zonguldak'ta yaşayanlar da risk altında. Küresel ısınmayla birlikte virüslü kenelerin yayılım alanının genişlediği iddia ediliyor.

Risk dönemi

Coğrafik bölgelere ve türlere göre değişmekle beraber, KKKA’yı bulaştıran hyalomma soyuna ait keneler genel olarak nisan ve ekim aylarında aktif oldukları için salgın da bu dönemde ortaya çıkıyor.

Belirtileri

Hastalık, ateş, ani başlayan baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik ve belirgin iştahsızlıkla başlıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi şikayetler ile de görülüyor. İlk günlerde yüzde ve göğüste kızarmalar ve kanamalar ortaya çıkabilir. Göğüs ve karından başlamak üzere vücuda yayılan küçük nokta şeklinde kanamalar oluşuyor ve bu kanamalar daha da büyüyerek vücuda yayılıyor. Hastalık tablosuna burun ve dişeti kanamaları da eşlik ediyor.

Nasıl bulaşıyor?

Hastalık insanlara kenelerin ısırması veya kenelerle temas sonucu bulaşıyor. Evcil hayvanlara da aynı şekilde bulaşabiliyor. Ancak, hastalık hayvanlarda belirtisiz seyrederken insanlarda ölüme neden oluyor. Yabani kemirici hayvanlar, kuş ve keneler hastalığın doğadaki saklayıcısı rolünü üstleniyor.

Keneler beslenmek için bu hayvanlardan kan emerken aldıkları virüsü insanlardan kan emerken bulaştırıyor. Hastalık kene ısırmasının yanı sıra, vücudunda virüs bulunan hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya diğer dokularına temas etmekle bulaşabildiği gibi bu hastalığa yakalanmış insanların kan veya vücut sıvılarına temas sonucu da bulaşabiliyor. Kene tarafından ısırılma ile virüsün bulaşması bir üç gün arasında değişiyor. Bu süre en fazla 9 gün sürüyor. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre beş altı gün, en fazla 13 gün olarak açıklanıyor.

Tedavi

Hastalığın teşhisi kanda virüse karşı oluşan antikorların taranmasıyla mümkün. Hastalığın kesin tedavisi ve aşısı yok. Erken tanılarda vücuttaki kana takviye yapılarak iyileşme sağlanabiliyor. Keneler uçamayan ve sıçrayamayan canlılar. Uzmanlar kenelerden korunmak için, çalılık ve bitkilerin bulunduğu ortamlardan uzak durulması, kısa ve vücudu açıkta bırakan kıyafetler giyilmemesi, çizme giyilmesi veya pantolon paçalarının çorabın içine sokulmasını öneriyor.

Radikal

Yeni yorum gönder



Ben De!

Ben de haber/yazı yazmak istiyorum diyorsanız;

Yeni Katilanlar

  • manolya78
  • sitare
  • GÜVERCİN
  • humeyraulubay
  • gulsev tunga maral
  • uzuncakir

Kanun ve Yönetmelikler